Boyun Kireçlenmesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
BOYUN KİREÇLENMESİ DE NEYİN NESİ?
Birçoğumuzun kulağına çalınan o meşhur boyun kireçlenmesi (tıp dilindeki adıyla servikal spondiloz ) konusunu inceleyeceğiz. Elinize bir röntgen veya MR raporu aldığınızda; orada yazan 'disk hastalığı' veya 'kanal daralması' gibi ağır kelimeler sizi sakın korkutmasın. Bu karmaşık terimler, aslında sadece boynunuzun yıllar içindeki 'doğal yorgunluğunu' anlatır.
Tıpkı yaşımız ilerledikçe saçlarımızın beyazlaması veya cildimizin kırışması gibi, omurgamız da zamanla yıpranır. Öyle ki, 60 yaşını geçmiş her 10 kişiden 8'inde boyunda kireçlenme görülür; ancak bu kişilerin büyük bir kısmı hayatına hiçbir ağrı duymadan, hiçbir belirtiden şikayet etmeden devam eder. Yani bu terimleri duyduğunuzda ciddi bir hastalıkla karşı karşıya olduğunuzu değil, vücudunuzun doğal bir süreçten geçtiğini düşünmelisiniz.
EN BÜYÜK YANLIŞ ANLAMA:
BU ÇAYDANLIK KİRECİ DEĞİL
"Kireçlenme" kelimesini duyduğumuzda hepimizin aklına aynı şey geliyor: Çaydanlığın dibinde biriken o sert kireç tabakası... Sanki boynumuzun içinde de böyle bir şeyler birikmiş gibi hissediyoruz. Ama bu tamamen yanlış bir inanış!
Boyun kireçlenmesi bir kireç birikmesi değil, omurganın boyun bölümünde doğal olarak gelişen bir "eskime ve yorgunluk" sürecidir. Bunu şuna benzetebiliriz: Çok sevdiğiniz bir ayakkabıyı yıllarca giydiğinizde tabanı nasıl incelir ve yıpranırsa; boynumuzdaki kemikler ve aradaki yastıkçıklar da zamanla öyle yıpranır. Yani aslında boynunuzda yabancı bir madde birikmiyor; sadece eklemleriniz yılların yorgunluğuyla biraz "eskimiş" oluyor.
NEDEN ÖZELLİKLE BOYNUMUZ KİREÇLENİYOR?
Boynumuz vücudumuzun en hareketli ve çalışkan bölgelerinden biridir. Düşünsenize; hem ağır olan başımızı taşıyor hem de gün boyu sağa, sola, aşağı, yukarı sürekli hareket ediyor. Bu kadar yoğun bir çalışma temposu, boyun eklemlerimizin vücudun diğer yerlerine göre daha çabuk yorulmasına ve yıpranmasına neden oluyor. Üstelik artık hayatımızda bir de bilgisayar, cep telefonu gibi boynumuzu sürekli eğip zorlamamızı gerektiren yeni alışkanlıklarımız var.
VÜCUDUNUZ SİZE NE ANLATMAYA ÇALIŞIYOR?
İŞTE BELİRTİLER
En Sık Görülenler: Boyun Ağrısı ve Tutukluk
Kireçlenmenin en net işareti boyunda hissedilen ağrıdır. Eğer şunları yaşıyorsanız vücudunuz size sinyal veriyor olabilir:
• Ağrınız ayaktayken ya da otururken artıyor, uzanıp dinlenince hafifliyorsa.
• Başınızı özellikle geriye doğru attığınızda boynunuz sıkışıyor gibi oluyorsa.
• Ağrı bazen ensenize, omuzlarınıza veya kürek kemiklerinizin arasına yayılıyorsa.
Kollara Vuran Sinyaller: Uyuşma ve Güçsüzlük
Bazen o bahsettiğimiz eskime nedeniyle boyun kemiklerinde minik çıkıntılar oluşur. Bu çıkıntılar kollara giden sinirlere hafifçe dokunabilir. Bu durumda şunları hissedebilirsiniz:
• Tek veya iki kolda birden ağrı.
• Parmak uçlarına kadar inen uyuşma veya karıncalanma.
• Elde veya kolda güçsüzlük (Örneğin ağır bir poşeti taşırken zorlanmak veya bir bardağı sıkıca tutamamak).
Dilerseniz bu konuda Op.Dr. Tunç Koç'un Youtube videosunu izleyebilirsiniz. Lütfen tıklayın: Bel ve Boyunda Omurga Kireçlenmesi
Bu konudaki web sayfamıza bakmak isteyebilirsiniz: Omurga Kireçlenmesi
Daha Nadir Ama Dikkat Gerektiren Durum: Omurga kanalı darlığı
Çok nadir de olsa, bu yıpranma boyun içinden geçen ana sinir kanalı olan omurilik kanalını daraltabilir. Eğer şu önemli belirtileri yaşıyorsanız mutlaka bir uzmana görünmelisiniz:
• Ellerde beceriksizlik (Gömlek düğmesi iliklerken veya ayakkabı bağlarken zorlanmak).
• Yürürken dengenizi kuramamak, sendelemek veya sık sık ayağınızın takılması.
PANİK YOK, PEKİ NE YAPMALI?
Gerçekten Korkulacak Bir Durum Mu?
Kısa ve net cevap verelim: Hayır. Boyun kireçlenmesi çok yavaş ilerler ve çoğu zaman korkutucu sonuçlar doğurmaz. Yani bu durum hayatınızı karartacak bir hastalık değil, doğru şekilde yönetilmesi, gerekirse tedavi edilmesi gereken bir süreçtir.
Günlük Hayatta Altın Kurallar:
Boynunuzu korumak ve ağrıları azaltmak için şu basit adımları atabilirsiniz:
• Dik Durun: Özellikle telefona bakarken veya televizyon izlerken boynunuzu çok fazla öne eğmeyin. Telefonunuzu göz hizanıza kaldırın.
• Hareketsiz Kalmayın: Boyun ve sırt kaslarını güçlendiren hafif egzersizler, eklemlerinize binen yükü alır.
• Yastığınıza Dikkat Edin: Ne çok yüksek ne de çok alçak yastık kullanın. Boynunuzun boşlukta kalmaması çok önemlidir.
• Sert Hareketlerden Kaçının: Boynunuzu aniden çevirmekten veya kontrolsüz ağır yükler kaldırmaktan sakının.
AMELİYATSIZ BİR ÇÖZÜM: RADYOFREKANS (RFA)
Eğer yaşadığınız sorun "sadece" inatçı bir ağrı ve boynunuzu çevirmekte zorlanmaksa, bu nedenle yaşam kaliteniz bozulmaya başladıysa, ameliyatsız yöntemlerle de çoğu zaman çözüm bulmak mümkün. Biz bu tedaviye tıp dilinde Radyofrekans (RFA) yöntemi diyoruz.
Bu yöntemi şöyle hayal edebilirsiniz: Ağrıyı ileten o minik sinir uçlarını, özel bir cihazla hafifçe ısıtarak "uyutuyoruz". Böylece o bölgedeki ağrı sinyali kesiliyor ve siz çok daha rahat hareket etmeye başlıyorsunuz. Üstelik bu işlem bir ameliyat değil; hastanede yatmanıza gerek kalmadan yapılan kısa bir işlemdir.
Burada çok önemli bir uyarı yapmam gerekiyor: Bazı bilimsel olmayan ve reklam amaçlı, özellikle sosyal medya kaynaklarında "nükleoplasti" denilen tedavi yönteminin boyun kireçlenmesine iyi geldiği söylenebilir. Ancak bilimsel olarak nükleoplasti tedavisinin boyun kireçlenmesinde hiçbir yeri ve faydası yoktur, bu yöntem sadece genç yaştaki hastalarda, yıpranmaya başlamış disk eklemi ve başlangıç aşamasındaki fıtıkların tedavisinde etkili olduğu bütün bilimsel kaynaklarda net bir şekilde belirtilmektedir. Paranızı ve zamanınızı boşa harcamamak için bu konuda çok dikkatli olmalısınız.
OMURGA KANALI DARALMASI NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Bazen boyun kireçlenmesi ilerlediğinde, omuriliğimizin içinden geçtiği o ana yol, yani "omurga kanalı” kireçlenmenin sonucunda daralabilir. Bunu, içinden su geçen bir hortumun üzerine birinin basması ve suyun geçişini zorlaştırması gibi düşünebilirsiniz.
Omurga Kanalı daralması şu sinyalleri verebilir:
• Yürürken dengenizi kaybetmek veya sarhoş gibi sendelemek.
• Ellerin eskisi gibi becerikli olmaması (kaşık tutarken zorlanma, düğme ilikleyememe).
• Kollarda ve bacaklarda ani boşalmalar veya yoğun güç kaybı.
Eğer omurga kanalı bu belirtileri verecek kadar daralmışsa, omurilik ve sinirler önemli derecede ve ciddi baskı altında demektir. Bu aşamada artık cerrahi (ameliyat) en doğru ve tek seçenektir. Çünkü artık vakit kaybetmeden omurilik ve sinirleri ezerek kalıcı olarak hasar vermeye başlayan omurga kanalını tekrar açmamız, omurilik ve sinirlerin üzerindeki baskıyı kaldırarak normal bir şekilde çalışmaya başlamalarına imkan vermemiz gerekir.
Günümüzde bu ameliyatlar artık eskisi gibi korkutucu değil. "Endoskopik Cerrahi" dediğimiz en modern yöntem sayesinde, sadece çok küçük bir delikten, kameralarla girerek sorunu çözebiliyoruz. Bu yöntem vücuda en az zararı veren, iyileşme süreci en hızlı ve hastayı en kısa sürede ayağa kaldıran, gerçek kapalı ameliyat yöntemdir.
Bu konuda Youtube videomuzu izleyebilirsiniz: Omurga Kanalı Darlığı Hakkında Her Şey
Sıkça Sorulan Sorular
Boyun kireçlenmesi (servikal spondiloz) nedir?
Boyun kireçlenmesi, tıp dilinde servikal spondiloz olarak bilinir; boyun omurlarındaki disk, kıkırdak ve bağların yaşlanmayla birlikte yıpranması sonucu ortaya çıkan doğal bir süreçtir. Çaydanlık kireci gibi yabancı bir maddenin birikmesi değil, eklemlerin zamanla 'eskimesidir'. 60 yaş üzeri bireylerin büyük çoğunluğunda görülmekle birlikte, pek çok kişi hiçbir belirti yaşamadan hayatına devam eder.
Boyun kireçlenmesi belirtileri nelerdir?
En sık görülen belirtiler boyun ağrısı ve ense sertliğidir; ağrı genellikle hareketle artar, dinlenince hafifler. Kola giden sinirlere bası oluştuğunda kol, el ve parmak uçlarına yayılan uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük hissedilebilir. İleri vakalarda baş dönmesi, ellerde beceri kaybı ve yürüme dengesizliği gibi daha ciddi bulgular da ortaya çıkabilir.
Boyun kireçlenmesi tedavi edilmezse ne olur?
Tedavisiz bırakılan boyun kireçlenmesi zamanla ilerleyebilir; omurga kanalının daralmasına (servikal stenoz) ve omurilik basısına yol açabilir. Bu durumda ellerde hissizlik, yürümede dengesizlik ve nadir vakalarda idrar-bağırsak kontrol sorunları gibi kalıcı nörolojik hasar gelişebilir. Op. Dr. Tunç Koç, erken dönemde doğru tanı ve tedavinin bu komplikasyonları büyük ölçüde önlediğini vurgulamaktadır.
Boyun kireçlenmesinde ameliyatsız tedavi (Radyofrekans / RFA) nasıl uygulanır?
Radyofrekans ablasyon (RFA), ağrıyı ileten sinir uçlarının özel bir cihazla ısı enerjisiyle geçici olarak etkisiz hâle getirilmesine dayanır. Hastanede yatış gerektirmeyen, kısa süreli bir girişimdir. Op. Dr. Tunç Koç, özellikle sinir veya omurilik basısı bulunmayan, inatçı boyun ağrısı ve hareket kısıtlılığı yaşayan hastalarda bu yöntemi başarıyla uygulamaktadır. Önemli bir not: Nükleoplasti yöntemi bilimsel literatürde boyun kireçlenmesinde endike değildir; yalnızca genç hastalardaki başlangıç evresi disk fıtıklarında kullanılmaktadır.
Boyun kireçlenmesinde ameliyat ne zaman gerekir?
İlaç tedavisi, fizik tedavi ve RFA gibi ameliyatsız yöntemlere yanıt alınamadığında ya da sinir sıkışması veya omurilik basısı nedeniyle kollarda güçsüzlük, ellerde beceri kaybı, yürüme bozukluğu gibi nörolojik bulgular geliştiğinde cerrahi değerlendirme gerekir. Op. Dr. Tunç Koç, Türkiye'de endoskopik boyun fıtığı ameliyatını ilk yapan cerrahlar arasında yer almakta ve 3.000'i aşkın omurga ameliyatı deneyimiyle her vakayı bireysel olarak değerlendirmektedir.
Etiketler