Kapalı Endoskopik Yöntem | Op. Dr. Tunç Koç
Hızlı erişim için seçtiğiniz konu başlığını tıklayabilirsiniz.
Bel kayması ameliyatında genellikle tercih edilen cerrahi yöntem, birbirleri üzerinde kaymış olan iki kemiğin arasındaki kaymanın düzeltilip kemiklerin kalıcı şekilde birbirlerine kaynamasını amaçlayan, tıp dilinde spinal füzyon adını verdiğimiz ameliyat yöntemidir.
Bu ameliyat yöntemi ile kaymış olan iki omur arasına, omurların kaynamalarına yardımcı olacak bir madde (greft) koyulur ve çoğunlukla kemikler özel vidalar ve bağlantı çubuklarıyla birbirlerine sabitlenirler.
Bel kayması nedir, belirtileri nelerdir, tedavi seçenekleri nelerdir? Bel kayması konusunda merak ettiğiniz her şeyi bu videoda bulabilirsiniz.
Detaylı bilgi için videomuzu izleyebilirsiniz.
Ameliyatsız tedavi yöntemleri birçok hastada fayda sağlasa da, aşağıdaki durumlarda ameliyat gerekebilir;
Bel kayması ameliyatının temel amaçları şunlardır;
Çoğu hastanın bel kayması ameliyatından sonra fark ettiği ilk şey eski ağrılarının kaybolması nedeniyle kendisini çok daha iyi hissettiğidir. Artık acı çekmedikleri için daha rahat nefes alabilirler.
Hastaneden ayrıldıktan sonra kendinize iyi bakmanız ve güvenli bir şekilde iyileşmeniz önemlidir. İşte size yardımcı olacak bazı ipuçları:
Hastalıklar ve tedavilerle ilgili hızlıca bilgi almak ve MR'ınızı ücretsiz yorumlatmak için tıklayın lütfen.
Soru Sor
Randevu almak için 0 543 352 60 12 nolu telefondan arayabilir veya WhatsApp üzerinde hasta danışmanımız ile yazışabilirsiniz.
WhatsApp'tan YazBel kayması ameliyatında üç temel işlem yapılır;
Kaymış olan omurgalar birbirlerine kaynamaları, yapışmaları, tek bir kemik gibi hareket etmeleri için yapılan işleme füzyon adını veriyoruz. Bu amaçla kemiklerin arasına yerleştirilen greft adlı malzemeler ile birlikte halk arasında vida, platin olarak tanınan sabitleyici metalik sistemler ve kemik parçaları kullanılır.
Dekompresyon, omurgadaki sinirler üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmayı amaçlayan bir cerrahi tekniktir. Bel kayması sonucu belde sinir sıkışması varsa, hasta belden kalça ve bacaklara yayılan uyuşma, karıncalanma veya ağrı hissedebilir. Sinir kökü üzerindeki baskıyı azaltmak ağrıyı hafifletebilir.
Dekompresyon amacıyla şu işlemler uygulanabilir;
Sıkışmış olan sinir dokularını serbestleştirmek için, laminektomi adını verdiğimiz işlem uygulanarak omurların arka kısımlarının bir bölümü ya da tamamı çıkarılabilir ve sıkışmış olan sinirler üzerindeki baskı kaldırılır.
Sinir köklerinin omurilik kanalından dışarıya çıktığı ve vücudun diğer bölgelerine gittiği intervertebral foramen adını verdiğimiz açıklığın ameliyat sırasında genişletilmesi işlemidir.
Bel fıtığı ameliyatında da yapıldığı gibi, fıtıklaşmış olan disk ekleminin çıkartılmasıdır. Bel fıtığı bir siniri veya omuriliği sıkıştırırsa, disk ekleminin bir kısmının veya tamamını çıkartarak sinir üzerindeki baskı kaldırılır.
Bel kayması ameliyatı sırasında yukarıda açıkladığımız dekompresyon tekniklerinden herhangi biri veya tümü gerekli olabilir.
Birbirleri üzerinde kaymış olan iki kemiğin arasındaki kaymanın giderilip tek bir kemik halinde kaynamalarını sağlayan işlemdir. Bu şekilde hem kayma hem de iki kemik arasındaki anormal hareket ortadan kaldırılmış olur.
Omurların arasına yerleştirilen kemik greft, kaynamaya yardımcı olur. Kullanılan grevtin üzerinde zamanla yeni kemik oluşumu gerçekleşir ve iki omur birbirine kaynar.
Kaynamasını istediğimiz kemikleri kaynama işlemi gerçekleşene kadar istediğimiz pozisyonda tutmak için, kemiklere metal vidalar yerleştirilir ve vidalar bağlantı çubuklarıyla birleştirilerek kaymış olan nokta daha sağlam hale getirilir.
Omurlardan bir tanesinde, pars interarticularis adını verdiğimiz, eklemleri birbirlerine bağlayan köprü görevi gören bölgede bir kırık varsa ve bu kırık nedeniyle belde kayma gelişmiş ise, kırılan bölgenin her iki tarafını ameliyat ile birleştirmek ve sabitlemek gerekir.
Bu ameliyat yöntemi ile, kırık kemiğin her iki tarafını birleştirmek ve omurları yerine sabitlemek için küçük teller veya vidalar kullanır.
Kemiğin kırılan kısmı çok zayıfsa ve tamamen iyileşmesi için takviyeye ihtiyaç duyuyorsa, kemiği güçlendirmek ve iyileşmesine yardımcı olmak için vücudun başka bir bölgesinden bir doku parçası alınarak bir kemik grefti kullanabilir.
Endoskopik ameliyat teknikleri sayesinde ameliyatlar artık bıçaksız, dikişsiz ve çok daha az ağrılı hale geldi. Bu modern yöntem ile hastalar aynı gün içinde taburcu olabilir ve günlük yaşamlarına hızla dönebilirler.
Endoskopik ameliyat tekniği hakkında detaylı bilgi için videomuzu izleyebilirsiniz.
Endoskopik yöntemlerle nasıl yapılıyor? Bu iki kemik arasına yerleştirilen parça bir kamerayla o bölgeye girilip yerleştirilebilir. Yine koyulacak olan omurga implantı ciltten çok küçük, birer santimetreden daha küçük delikler kullanılarak yerleştirilebilir. Dolayısıyla kocaman bir kesi yapıp da kanlı canlı bir ameliyat yapmak yerine, biraz daha hastayı az hırpalayıcı, az travmatik yöntemlerle bu ameliyatların yapılması artık günümüzde mümkün. Endoskopik olarak yaptığımız ameliyatlar halk arasında tam kapalı omurga ameliyatları olarak bilinmektedir. Bel kayması ameliyatları da tam kapalı yöntem ile yapılabilmektedir.
Açık olarak yapılan bel kayması ameliyatı büyük bir cilt kesisiyle yapılır. Doğal olarak bu ameliyat sırasında omurgayı çevreleyen kaslar, bağlar kesilir, ameliyat sonrasında iyileşme süresi bu nedenle uzundur ve ağrılıdır.
Endoskopik ya da Tam Kapalı yöntemle yapılan bel kayması ameliyatı ise, sadece birer santimetre genişliğinde birkaç küçük cilt kesisinden girilerek, ciltten yerleştirilen modern omurga implantı tekniğiyle, kasları ve bağları açık ameliyatlarda olduğu gibi büyük ölçüde kesmeden, kas ve diğer dokulara zarar vermeden yapılır. Bu sayede iyileşme daha hızlı ve daha az ağrılıdır.
Endoskopik teknik ile, bel kayması ameliyatının bütün aşamaları, sinir dokularının üzerindeki baskının kaldırılması ( dekompresyon), omurlar arasına greft yerleştirilmesi, omurlara implantlar yerleştirilmesi işlemlerinin tamamı kapalı olarak yapılabilir.
Bu nedenle, iyileşme süresi daha kısadır.
Op. Dr. Tunç Koç'un kurucusu ve başeğitmeni olduğu akademide, endoskopik yöntemle ameliyatsız tedaviler ve tam kapalı ameliyatlar hakkında Workshop, Fellowship ve Masterclass uluslararası eğitimler için tıklayınız:
Hastayı kesmeden biçmeden, hastaya zarar vermeden tedavi etmek modern tıp ve bizim için en önemli şey. Hep bunun peşindeyiz. Acaba hangi yöntemle hastaya zarar vermeden müdahele edebiliriz? Tıptaki gelişmeleri bu yüzden yakından takip ederiz. Kapalı bel kayması uygulaması bu yüzden ilk tercihimiz oldu artık. Hep korkulan o eski kanlı canlı ameliyatları hasta da tercih etmez, biz de.
Kapalı bel kayması işleminde, bel kayması (omurganın öne/arkaya kayması) olan hastalarda, ciltten açılan 1-2 cm'lik küçük deliklerle modern omurga implantları yerleştirilerek omurga sabitlenir.
Kapalı bel kayması ameliyatının avantajları;
Açık ameliyatta omurgayı destekleyen multifidus kası omurgadan kesilip sıyrılır. Bu kas bir daha eski sağlamlığına kavuşamaz; zamanla erir, yerini yağ dokusu doldurur ve kronik bel ağrısının en sık nedenlerinden biri haline gelir. Kapalı yöntemde ise kaslar hiç dokunulmaz — ameliyat sonrası dönemde omurga desteğini korur.
Kaynak: Kim DY ve ark., Spine, 2005;30(1):123–129. PMID: 15626992
Op. Dr. Tunç Koç'un her konuda detaylı bilgiler aktardığı, önemli konulara açıklık getirdiği, tedavileri artıları ve eksileriyle anlattığı, ameliyat öncesi/sonrası süreçlerle ilgili bilgilerin yer aldığı videolar için YouTube kanalımıza abone olun.
Youtube Kanalına GitTeknolojinin omurga cerrahisine en ileri katkısı, cerrahi robotların ameliyata dahil edilmesiyle geldi. Robot sistemi, ameliyat öncesinde hastadan alınan bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüsünü analiz eder; her implant için omurga anatomisine göre en güvenli girişim yolunu hesaplar. Ameliyat sırasında cerrahın elini milimetre düzeyinde hassasiyetle yönlendirerek implantın tam doğru konuma yerleştirilmesini sağlar.
Kaynak: Matur AV ve ark., Spine Journal, 2023;23:197–208. PMID: 36240991
Hastaların çok büyük bir bölümü bel kayması ameliyatı sonrasında, komplikasyon olarak tanımladığımız tıbbi sorunları yaşamazlar, bununla beraber risklerin neler olduğunu bilmek hem hasta hem de cerrah açısından önemlidir. Riskleri bilmek, risklerin kontrol altında tutulması, azaltılması için önlem almak açısından da değer taşır.
Bel kayması ameliyatının olası riskleri şunlardır;
Özellikle açık yöntemlerle yapılan ameliyatlarda enfeksiyon riski, tam kapalı yöntemlerle yapılan ameliyatlara göre daha yüksektir.
Kanama riski de, enfeksiyon için olduğu gibi, açık yöntemlerle yapılan ameliyatlarda, tam kapalı yöntemlerle yapılan ameliyatlara göre daha yüksektir.
Bel kayması ameliyatlarının en önemli ve en korkulan riski, omurilik ve sinir yaralanmasıdır. Sinir dokularının yaralanmaları genellikle sinir dokusu üzerindeki baskının kaldırılması ve omurgaya yerleştirilen vidaların olması gerektiği şekilde kemik içine yerleştirilmemesi nedeniyle gelişir. Bu konuda bir yandan cerrahın tecrübesi, diğer yandan da vidalar yerleştirilirken kontrol amaçlı kullanılan röntgen sistemlerinin kalitesi önem kazanmaktadır.
Ameliyat sırasında fark edilip tamiri yapılan omurilik kesesi yaralanmaları, eğer kesenin içerisindeki sinir lifleri zarar görmemiş ise, sorun çıkartmazlar. Küçük yaralanmalar bazen kendiliğinden de kapanabilir. Kendi kendine kapanmayan, büyük omurilik kesesi yaralanmaları, beyin omurilik sıvısının devamlı olarak kese dışına akması nedeniyle bir kist oluştururlar. Bu durumda çoğunlukla yeni bir ameliyat ile kesenin tamiri gerekir.
Omurgaya yerleştirilen vidalarda, mekanik sorunlar nedeniyle kırılmalar görülebilir. Vidalar gevşeyip ağrılara da yol açabilir.
Omurlar arasına yerleştirilen greft, kaynama gerçekleşmeden önce yüksek derecede ve dengesiz bir yük ile karşı karşıya kalırsa yerinden oynayabilir, sinirlere baskı yapıp ağrı ya da başka sorunlara yol açabilir.
Omurlar arasına yerleştirilen greft eğer bu bölgede beklenildiği şekilde bir kaynama gerçekleştiremez ise, yalancı ve hareketli bir eklem dokusu gelişebilir.
Bel kaymasının olduğu bölge yeteri kadar doğru şekilde cerrahi olarak tedavi edilmiş olsa da, bu seviyenin sabitlenerek hareketinin tamamen kısıtlanması, hareketin bir üst ve bir alt seviyelere paylaştırılması ve bu seviyelere daha fazla yük binmesi ve daha kolay yıpranmalarına yol açabilir. Bel kayması ameliyatı ile oluşturulan füzyonun üstündeki veya altındaki disk eklemlerinde dejenerasyonun meydana gelebilir.
Sonradan yıpranan seviye kararsız ve ağrılı hale gelirse, bu bölgeyi de kaynatmak için başka bir ameliyat gerekebilir.
Bel kayması nedeniyle ameliyat geçirilen hastalarda, ameliyat sonrasında uzun süre hareketsiz kalmak nedeniyle özellikle bacak damarlarında kan pıhtıları gelişebilir. Kan pıhtıları ender olarak dolaşım sistemi yoluyla hayati önem taşıyan diğer organlara ulaşıp önemli sorunlar çıkartabilirler. Bu nedenle bir yandan ameliyat sonrasında erken dönemde hastanın hareket etmesini sağlamak, diğer yandan da eğer erken hareket olanak dışı ise, koruma amaçlı kan sulandırıcı ilaçları kullanmaya başlamak gerekir.
Yeteri kadar deneyim sahibi olmayan ya da tıbbi altyapısı yeterli olmayan hastanelerde yapılan ameliyatlarda bel kayması ameliyatı riskleri artmaktadır.
Bel kayması ameliyatından sonra ortalama iyileşme süresi altı aydır, ancak sağlık ve aktivite seviyenizde önemli bir iyileşme fark etmeniz 1 yılı bulabilir.
Bel kayması ameliyatı kayma derecesine göre dekompresyon veya füzyon yöntemleriyle yapılır. Op. Dr. Tunç Koç kapalı ciltten omurga implantı sistemi ve endoskopik yöntemle bu ameliyatı bıçaksız ve dikişsiz gerçekleştirmektedir.
Kapalı yöntemle yapılan bel kayması ameliyatında hastalar genellikle birkaç gün içinde yürüyebilir. Tam iyileşme 4-12 hafta içinde gerçekleşir. Açık ameliyata kıyasla iyileşme süresi çok daha kısadır.
Her cerrahi işlemin riskleri vardır. Kapalı endoskopik yöntem açık ameliyata göre çok daha az risklidir. Kan kaybı minimumdur, çevre dokulara zarar verilmez.
Füzyon gerektiren vakalarda ciltten omurga implantı sistemi kullanılabilir. Op. Dr. Tunç Koç bu implantları bıçak kullanmadan, kapalı yöntemle yerleştirmektedir.
Hayır. Hafif ve orta derece bel kaymalarında fizik tedavi ve egzersizle kontrol sağlanabilir. Ameliyat; konservatif tedaviye yanıt alınamayan, ilerleme gösteren veya sinir baskısı olan vakalarda gereklidir.
Kapalı bel kayması ameliyatı; endoskopik görüntüleme eşliğinde, büyük kesi yapmadan ciltten omurga implantları ve endoskopik aletler kullanılarak gerçekleştirilen minimal invaziv bir yöntemdir.
Omurga implantı, omurları sabitlemek amacıyla yerleştirilen titanyum ya da titanyum alaşımlı cihazdır. Halk arasında "vida" olarak bilinse de, vida implant sisteminin yalnızca bir parçasıdır; bağlantı çubukları ve kafes sistemleri de bu yapıya dahildir. Titanyum, vücutla tam uyumludur ve yabancı cisim olarak algılanmaz.
Açık ameliyatta omurgaya ulaşmak için multifidus kası omurgadan kesilip sıyrılır. Bu kas bir daha eski kuvvetine kavuşamaz; zamanla erir ve yerini yağ dokusu doldurur. Sonuç olarak omurga desteği kalıcı biçimde zayıflar ve kronik bel ağrısı gelişebilir. Kapalı yöntemde kaslar hiç dokunulmaz.
Kapalı ciltten implant yöntemiyle yapılan bel kayması ameliyatlarında kan kaybı ortalama 50–89 ml'dir. Açık ameliyatlarda bu rakam 344–500 ml'ye kadar çıkabilmektedir. Bu fark, kan transfüzyonu ihtiyacını ve ameliyat sonrası iyileşme sürecini doğrudan etkiler.
Evet, implantlar genellikle ömür boyu çıkarılmaz. Titanyum alaşımından yapılan bu implantlar MR görüntülemesini etkilemez ve uzun yıllar boyunca güvenle vücutta kalabilir. Nadir durumlarda teknik bir gereklilik doğarsa çıkarılmaları mümkündür.